Elektrikte kademeli tüketim dönemine geçilirken yıllık 4 bin kWh limitini aşan aboneler devlet desteğinden mahrum kalıyor. Bu kapsamda, yıllık 4 bin kWh tüketimi aşanlar, aşan konut abonelerinin faturaları devlet desteği üzerinden değil, piyasa gerçekleri üzerinden hesaplanırken, bu hesaplama da üç temel etken kullanılıyor.
Bu süreçte Piyasa Takas Fiyatı (PTF) olarak bilinen elektrik üretim maliyetlerini yansıtan borsa fiyatı, yenilenebilir enerji kaynaklarını destekleme mekanizması payı olarak bilinen YEKDEM maliyeti ve enerji piyasası düzenleme kurulunca EPDK belirlenen işletme ve hizmet çarpanı bu hesaplamada üç ana kriter olarak yer alıyor.

VATANDAŞLARIN ALEYHİNE OLACAK
Dağıtım firmalarının elektrik faturalarını belli bir dönem için sabitlemeye ilişkin tavsiye önerileri ise piyasa uzmanlarınca vatandaş aleyhine bir gelişme olarak görülüyor. Dağıtım şirketleri, faturalarda sabitleme önerisi sunarken; uzmanlar da elektrik üretim maliyetinin son zamanlarda düşüş eğiliminde olduğuna vurgu yaparak, sabit fiyatın vatandaşların olası indirimlerden yararlanamayacağı anlamına geldiğini aktarıyor.
Gazeteci Olcay Aydilek ise konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Yıllık 4 bin kWh limitini aşan konut tablolarının PTF+YEKDEM maliyeti+EPDK’nın belirlediği katsayı üzerinden tarifeleri şekilleniyor.

İNDİRİMDEN YARARLANILAMAYACAK
Uzmanlar PTF’nin gerilediğine vurgu yaparak, dağıtım firmalarının faturayı belli bir dönem için sabitleme önerisinin vatandaşın yararına olmadığını aktardı. Abonelerin, elektrik abonelerinin yıllık 4 bin kWh’yi aşması halinde elektrik bir ‘emtia’ gibi işlem görmeye başlarken, uzmanlar ise abonelerin değişken tarifede kalmasının şu an için daha doğru olduğuna dikkat çekiyor.
Fiyatların sabitlenmesi halinde ise piyasada meydana gelecek maliyet düşüşlerinin faturalara yansıyamayacağı nedeniyle vatandaşların piyasa ortalamasının üzerinde bir fatura ödemesi gibi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.






